Endüstri 4.0 ve IoT (Nesnelerin Interneti) İlişkisi Nedir?

Endustri 4.0, IoT, Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka, industry 4.0

Endustri 4.0, IoT (Nesnelerin İnterneti)

Birkaç hafta önce yayınladığımız bir blog yazısında Endüstri 4.0 ile ilgili temel bilgileri aktarmıştık (Endüstri 4.0 Hakkında Bilmeniz Gerekenler) . Günümüzde pek çok ortamda Endüstri 4.0 ile birlikte kullanılan bir terim daha dikkat çekiyor: IoT (Internet of Things veya Nesnelerin Interneti).

Peki bu iki terimin arasındaki ilişki nedir? Endüstri 4.0 akımının bu kadar yayılmasının ardındaki nedenler nelerdir? Bu yazımızda bu konuları ele alacağız.

Günümüzde nesnelerin interneti (IoT) pek çok endüstrinin hammadde, yarı mamül ve mamülleri temin etme, işleme ve dağıtım biçimlerini değiştirmekte. Akıllı sensörler, otomasyon ve robotiğin temel alındığı yeni yaklaşımlar madencilikten ve denizcilikten, elektronik, otomotiv gibi üretim dikeylerine kadar pek çok endüstriyi optimize ediyor. Bu yeni mega akım, Endüstri 4.0 olarak da adlandırılsa bile bu iki terim aslında tam olarak birbirinin karşılığı değil. Gelin her iki terime de göz atalım.

Endüstriyel Devrimin Tarihçesi

İlk endüstriyel devrim 1760 yılında Britanya’da başladı ve 1820-1840 yılları arasına kadar devam etti. Bu dönemde buhar gücü ve fabrika sisteminin kullanılmasıyla öncelikli olarak tekstil endüstrisi el aletlerinden makinalara geçiş yaptı. Böylece üretim merkezileştirildi, işçilik uzmanlıklara ayrıldı ve yedek parçalar kullanılmaya başlandı. Bunu çelik, kimya ve petrol endüstrileri izledi.

İkinci endüstriyel devrim ise 20. yüzyılın başında otomotiv endüstrisinde gerçekleşti. Bu devrim Henry Ford’un 1913’te üretmeye başladığı Model T’nin başını çektiği yürüyen montaj hattı tarafından yönlendirildi.

Üçüncü endüstriyel devrim biraz daha bulanık bir terim olarak Jeremy Rifkin’in 2011 yılında yayınladığı “Üçüncü Endüstriyel Devrim: Yanal Güç Enerjiyi, Ekonomiyi ve Dünyayı Nasıl Dönüştürüyor?” kitabıyla tanımlandı. Burada hızla gelişen telekomünikasyonun ve yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen önemin bir sonucu olarak küreselleşmenin sosyoekonomik ve politik güçler üzerindeki etkisi gözönüne alındı.

IoT ve Dördüncü Endüstriyel Devrim

Günümüzde IoT’nin patlaması Dördüncü Endüstriyel Devrim’i ulaşılabilir bir hale getirdi. Yakın bir zamanda Kaliforniya’da yapılan bir konferansta Bell Labs başkanı ve Nokia CTO’su Marcus Weldon şöyle dedi: “Yeni bir endüstriyel devrimin eşiğindeyiz. Fakat bu devrim tüketiciler tarafından yönlendirilmiyor, tüketicilerin faydalanacakları endüstriyel değişim sayesinde gerçekleşiyor.” Örnek olarak “tıbbi olarak anlamlı veri” gönderebilen giyilebilir bir cihazdan bahsetti. “Günümüzde mümkün olabilen bu durum bir sağlık hizmetidir. Bunu endüstriyel bir hizmet olan sağlık hizmetinin bir tüketici cihazını verimli olarak kullanması olarak değerlendirebiliriz. Endüstrinin yönlendireceği ve tüketicilerin fayda sağlayacağı bir çağa giriyoruz.”

Endustri 4.0, IoT, Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka, industry 4.0

Endustri 4.0, IoT (Nesnelerin İnterneti)

Endüstri 4.0

Küresel yönetim danışmanlığı şirketi McKinsey and Company Endüstri 4.0’ın küresel ticaret üzerinde oluşacak etkisi hakkında bir makale yayınladı. McKinsey’e göre Endüstri 4.0 “üretim sektörünün sayısallaşmasının dört önemli noktadan oluşan sıradaki adımı: artan bilgi işleme gücü ve erişebilirlik sayesinde ortaya çıkan veri hacimlerindeki inanılması güç artış; yapay analitik ve iş zekası becerilerinin artması; yeni insan-makina ilişkileri (örneğin dokunmatik arayüzler veya zenginleştirilmiş gerçeklik) ve sayısal talimatların fiziksel dünyaya aktarılmasındaki gelişmeler (örneğin robotlar ve üç boyutlu yazıcılar).”

Peki bu Endüstri 4.0 ise önceki üç iterasyon neydi? McKinsey’e göre bunlar: Toyota tarafından başı çekilen yalın üretim süreci (bir üretim sistemindeki gereksiz tüm adımların yok edilmesini öngören bir sistem); üretimin giderek daha fazla iş gücü maliyeti düşük ülkelere kaydırılması ve son olarak da 2000’li yıllarda üretim otomasyon süreçlerinin kullanılması.

Industrie 4.0

Alman hükümeti Yüksek Teknoloji Stratejisi 2020 planının bir parçası olarak hükümetin ekonomik kalkınma ajansı olan Almanya Ticaret ve Yatırım’ın Almanya’yı önder bir pazar ve gelişmiş üretim çözümlerinin sağlayıcısı haline getirmek için Industrie 4.0 himayesinde üreticilerin IoT’i benimsemesine hız verdi. Industrie 4.0, merkezi üretim modellerinden merkezi olmayan akıllı üretim modellerine geçişi gerektiriyor. Akıllı üretim, akıllı makinaların, sistemlerin ve ağların endüstriyel üretim süreçlerini yönetmek için bilgiyi bağımsız olarak değiş tokuş edebilecekleri bir dünyada yeni norm haline gelmekte.

Alman hükümeti akdemik araştırma ve endüstriyel denemeler de dahil olmak üzere Industrie 4.0 ile ilgili faaliyetlere yüz milyonlarca Dolar yatırım yapıyor. Başbakan Angela Merkel katılımcılara Davos, İsviçre’deki 2015 Dünya Ekonomik Forumu’nda “Çevrimiçi dünyayla endüstriyel üretim dünyasının kaynaşmasıyla çabucak baş etmeliyiz. Almanya’da biz buna Industrie 4.0 diyoruz, aksi takdirde dijital alanda önde gelenler sanayi üretiminde öncülük edecekler, bu yarışa güvenle giriyoruz, ancak henüz kazandığımız bir yarış değil.” dedi.

Almanya’nın uzun yıllara dayanan üretim geleneği ve Audi, Daimler, Bosch, Siemens, Bayer, ThyssenKrupp, Adidas gibi önde gelen küresel üreticilerin varlığı göz önüne alındığında Industrie 4.0, üretim sektörünün devam etmesini sağlamak için, mevcut uzmanlıktan yararlanmanın bir yolu olarak görülebilir.

Microsoft Mart ayında Redmond, Washington ve Çin’deki benzer tesislerine ek olarak Münih’te yeni bir IoT ve AI (Yapay Zeka) labaratuvarı açacağını açıkladı. Şirketin bir blog yazısına göre bu laboratuvarların her birinde “ikame uzmanlar” yer alıyor. Bu uzmanlar “teknolojinizle çalışarak verilerden anlamlı içgörü yaratma ve bu içgörüyü aksiyona çevirme”yi sağlıyorlar. Hatta bu laboratuvarlar katılımcı organizasyonlar tarafından tasarlanın ve üretilen cihazlar için küçük çaplı donanım çalışmalarına bile yardımcı oluyorlar.

Benzer şekilde Cisco openBerlin adındaki ar-ge merkezinde üretim, lojistik ve nakliyeye odaklı olarak “birlikte ar-ge ve hızlı prototipleme”ye odaklanıyor. openBerlin’deki IoT ar-ge üç temel prensibi izliyor: ”Yıllardan aylara; şirketin yönlendirdiğinden pazarın yönlendirdiğine; kapalıdan açığa.”

Yapay zeka platformu olan Watson’u değişik IoT uygulamaları için kullanan IBM’in de Münih’te bir IoT merkezi bulunuyor. 200 milyon Dolarlık bu işbirliği ortamı şirket iş ortaklarının 1.000’den fazla IoT odaklı IBM’ciyle yanyana çalışmasını sağlıyor. Tesis Şubat ayında açıldığında IBM Watson Genel Müdür’ü Harriett Green şöyle dedi: “Bu bir açılış töreninden çok daha fazlası. Bir konferans veya fuar da değil. Bu çok önemli bir endüstri anı. Bunun bir dönüm noktası olduğuna inanıyoruz, çünkü IBM olarak her zaman bu müthiş teknolojik değişimin potansiyeline ulaşmanın sadece bir tane yolu olduğuna inandık. Beraberce.”

Bu yazının orjinali link-labs.com adresinde yer almaktadır.

 

İNFOTEK MAKALELERİ HAKKINDA BİLGİLENDİRİLMEK İSTER MİSİNİZ?

Her hafta ERP ihtiyaçlarınızla ilgili en iyi makaleleri özetleyen bir tane e-posta gönderiyoruz.